TİCARİ DAVALARDA ZORUNLU ARABULUCULUK

7155 Sayılı Kanun’un 20.md’si ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na eklenen 5/A.md’si gereğince 01.01.2019 tarihi itibariyle Ticaret Mahkemesinde açılacak ticari davalar açısından arabuluculuğa başvurma dava şartı olarak zorunlu hale getirilmiştir. Türk Ticaret Kanunun 4.md’sinde ve diğer kanunlarda belirtilen konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri olan ticari davaların açılabilmesi için zorunlu arabuluculuk dava şartı olarak düzenlenmiştir.

Bu düzenleme uyarınca; Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Bu kapsamda arabulucuya yapılan başvurular altı en geç sekiz hafta içinde sonuçlandırılacaktır. (TTK m.5/A) Arabulucuya başvurulmadan dava açılması durumunda dava, dava şartı yokluğundan reddedilecektir. Arabuluculuk başvurusunun olumsuz olarak sonuçlandığını gösterir belgenin aslı yahut onaylı örneği sunulmadan dava açılması durumunda ise davacıya ilgili belgeyi sunmak üzere bir haftalık kesin süre verilir. Davacı bu süre içerisinde söz konusu belgeyi dosyaya sunmazsa dava usulden reddedilir. (6235 SK m.18/A/2) Arabuluculuk başvurusu uyuşmazlık konusuna göre yetkili mahkemenin bulunduğu yerde yapılacaktır. (6235 SK m.18/A/4) Arabuluculuk görüşmelerine geçerli bir mazereti olmaksızın katılmayan taraf dava sonunda haklı bulunsa dahi yargılama giderleri kendisine yüklenecek ve bu taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmeyecektir. Taraflardan ikisi de arabuluculuk görüşmelerine geçerli mazeretleri olmaksızın katılmazsa taraflar yaptıkları yargılama giderlerini karşı taraftan talep edemeyeceklerdir. (6235 SK m.18/A/11) Tarafların ticari alacakları için arabulucuya başvurmadan evvel ihtiyati haciz yahut ihtiyati tedbir kararı almaları pek tabii mümkündür. İhtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararlarının alınmasından sonra işleyen dava açma süreleri arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlenmesine kadarki süreçte işlemez. (6235 SK m.18/A/16) Tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu durumlarda yahut tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz. (6235 SK m.18/A/18)

Dava Şartı Olarak Zorunlu Arabuluculuk Kapsamına Giren Ticari Davalar

TTK’nın 4. maddesinde belirtilen ve aşağıdaki şekilde sayılan “Mutlak Ticari Davalar” dava şartı arabuluculuk kapsamında olup bu uyuşmazlıklar bakımından, 01.01.2019 ve sonrasında dava açılabilmesi için öncelikle arabulucuya başvuru gereklidir.

Buna göre;
a) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda,
b) Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinde,
c) 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun;
– Malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203,
– Rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447,
– Yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501,
– Kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519,
– Komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545,
– Ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554,
– Havale hakkındaki 555 ilâ 560,
– Saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde,
öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılmaktadır.Buna karşın, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davaların istisna olduğu ve ticari dava olarak kabul edilmeyeceği TTK’nın 4. maddesinde açıkça belirtilmiştir. “Nisbi Ticari Davalar” olarak adlandırılan her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları da ticari dava olarak kabul edilmektedir. Nisbi ticari davadan söz edebilmek için “her iki tarafında tacir olması” ve uyuşmazlığın “her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması” şarttır. Bu şartlar mevcut ise, yukarıda sayılan mutlak ticari davalardan olmasa dahi, uyuşmazlık ticari dava ve dava şartı arabuluculuk kapsamında olup 01.01.2019 ve sonrasında dava açılabilmesi için öncelikle arabulucuya başvuru gereklidir.

Dava Şartı Olarak Zorunlu Arabuluculuk Kapsamına Giren Diğer Kanunlarda Belirtilen Ticari Davalar

Ticari davalar, TTK’nın 4. maddesinde sayılanlarla sınırlı değildir. TTK dışındaki kanunlarda da ticari davalar belirtilmiştir. Ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuğu getiren kanun teklifinin ilk halinde TTK dışındaki ticari davalara dair bir hüküm bulunmamaktayken, TBMM Genel Kurulu’ndaki görüşmelerde verilen gerekçeli önerge ile bu davalar da dava şartı arabuluculuk kapsamına alınmış ve yaşanması muhtemel tereddütler giderilmiştir.

Diğer bazı kanunlarda belirtilen ticari davaları şu şekilde sıralamak mümkündür:
a) Kooperatifler Kanunu’nda düzenlenen hususlardan doğan hukuk davaları (1163 sayılı Kooperatifler Kanunu md. 99),
b) 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 154 vd. maddelerinde yer alan iflasa ilişkin davalar,
c) 5957 sayılı Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un 10. maddesine göre “üreticiler ile meslek mensupları arasında veya meslek mensuplarının kendi aralarında Kanun’un uygulanmasıyla ilgili olarak ortaya çıkan uyuşmazlıklar”dan belli miktarı aşanlar,
d) 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nun 62. maddesinden kaynaklanan davalar.
Ancak bu noktada şu hususu tekrar belirtmek gerekir ki; sayılan ticari davalar bakımından arabuluculuğun dava şartı olabilmesi için, uyuşmazlığın konusunun bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talebine ilişkin olması ön koşuldur.

Dava Şartı Olarak Zorunlu Arabuluculuk Kapsamına Girmeyen Davalar

Ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri;
TTK m. 4. uyarınca mutlak ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri, m 5/A hükmünde sadece davalardan söz edilmiş olduğundan dava şartı arabuluculuk kapsamına girmez.

Bu çerçevede;
-Doğrudan doğruya iflas,
-Konkordato mühleti verilmesi ve komiserin atanması,
-Konkordatonun tasdiki gibi çekişmesiz yargı işleri sayılabilir
-İhtiyati Tedbir İhtiyati Haciz ve İcra Takipleri
-İcra takibi,
-İhtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talepleri dava şartı arabuluculuk kapsamına girmez.

Ancak, ticari dava niteliğinde bir dava açılacaksa;
–İhtiyati tedbirden sonra HMK m.397 uyarınca iki hafta içinde,
–İhtiyati hacizden sonra İc.İf.K.264/I uyarınca yedi gün içinde arabuluculuğa başvurulmalı. Her iki halde de süresinde arabuluculuğa başvurulduğunda dava açma süreleri işlemez.

-Tahkim ve Hakem
Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz. (6325 s.y.18/A-18) Taraflar arasında tahkim sözleşmesinin olup olmadığını veya geçersiz olduğunu arabulucu denetleyemez.

Tüketici Davaları Yönünden Dava Şartı Arabuluculuk Kapsamı

Bir tarafın ”ticari veya mesleki olmayan amaçlarla” yapmış olduğu sözleşmeler tüketici işlemi/sözleşmesi sayılır. Tüketici işlemlerinden kaynaklanan davalar tüketici mahkemesinde görülür. 6502 sayılı TKHK m.68/(1)’md‘sinin belirlediği tutarın altında bulunan tüketici uyuşmazlıklarında Tüketici Hakem Heyetleri’ne başvurulması zorunludur. Bu bedelin altındaki uyuşmazlıklarda HUAK m.18/A hükmü gereği hakeme başvurulması zorunlu olan hallerde arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanamayacağından dava şartı olarak zorunlu arabuluculuk söz konusu olmaz. Belirlenen tutarın üstündeki tüketici uyuşmazlıkları TTK m.4 veya özel kanunlara göre ticari dava sayılıyorsa amaçsal yorumla dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa tabidir. Zira böyle bir halde uyuşmazlık tüketici mahkemesinde görülse bile önce TKHK hükümleri ardından TTK hükümleri uygulanacaktır. Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz. (6325 s.y.18/A-18)

Arabuluculuk Ücreti

Arabuluculuk ücreti, Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi‘nde düzenlenmiştir. Konusu para olmayan ihtilaflarda saat başı ücret alınır. Ticari uyuşmazlıklarında saat ücreti taraf başına 330 TL’dir. Taraflar ayrıca anlaşmış olmadıkça konusu para olan ihtilaflarda ve tek bir arabulucunun görev yapması halinde anlaşılan ilk 35 Bin liraya kadar olan tutar için %6’sı kadar oranla başlayan ve taraflarca eşit miktarda yani her bir taraftan %3 oranında ücret alınır. Dava Şartı olarak zorunlu arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hallerinde, iki saatlik ücret tutarı devlet tarafından ödenir. Bu ihtilafla ilgili daha sonra dava açılması halinde bu meblağ yargılama giderinden sayılır. Arabulucu, dava şartı olarak zorunlu arabuluculuk sürecinde taraflardan masraf isteyemez.

Tarafların arabuluculuk faaliyeti sonunda kısmen anlaşmaları hâlinde, sadece anlaşma son tutanağı ve taraflar isterlerse anlaşma belgesi düzenlenir. Bu durumda, arabulucunun ücreti tarafların arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaları hâlinde ödenecek ücret uyarınca hesaplanır ve taraflarca karşılanır. Bununla birlikte, üzerinde anlaşma sağlanamayan hususları içerecek şekilde anlaşamama son tutanağı düzenlenmez ve Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeme yapılmaz. Arabuluculuk Bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır.