12 BANKAYA KARŞI 3 KAT KARTEL FAİZİ TAZMİNAT HAKKI

Kartel Oluşturmak Ne Demektir?

4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunu’nun 4. maddesine göre belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır. Rekabet hukuku düzenlemelerinin getiriliş amacı, serbest piyasa ekonomisi çerçevesinde rekabetin sağlıklı bir şekilde devamını sağlamak, piyasaya hakim durumda olan teşebbüslerin bu gücünü kötüye kullanmak suretiyle haksız kazanç elde etmelerinin önüne geçmek, rekabeti engellemeye yönelik teşebbüsler arası anlaşmaların yapılmasını engellemek için gerekli tedbirlerin alınmasını sağlamaktır. Kartel aynı iş kolunda hizmet veren teşebbüslerin bir araya gelerek tekelleşmesine verilen addır. Kartelleşme piyasa unsurlarının arz ve talebe göre değil, tekelleşen kartelin kararlarına göre oluşmasına sebep olacağından rekabeti engeller. Bu nedenle istenmeyen bir durumdur.

12 Banka Nasıl Kartel Oluşturdu?

Rekabet Kurulu Türkiye’de faaliyet gösteren bankaların mevduat, kredi ve kredi kartı hizmetlerine ilişkin faiz oranı, ücret ve komisyonların birlikte belirlenmesi konusunda anlaşma ve/veya uyumlu eylem içerisinde bulunmak suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4 üncü maddesine aykırı davranıp davranmadıkları konusunda soruşturma başlatmış, iş bu soruşturma neticesinde 12 bankanın mevduat, kredi, kredi kartı hizmetleri, faiz oranları ve birtakım ücretlerin belirlenmesi konularında piyasada rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama etkisi doğuran veya bu etkiyi doğurabilecek nitelikte olan anlaşma ve uyumlu eylem içerisinde bulundukları tespit edilerek, ilgili 12 banka idari para cezasına mahkum edilmiştir. Ceza alan bankalar Rekabet Kurulu’nun bu kararının iptali istemiyle İdare Mahkemesinde dava açmışlarsa da dava reddedilmiştir. Nihayet iş bu red kararı Danıştay‘a gönderilerek temyiz edilmiştir.

Danıştay’ın Nihai İçtihatı

Danıştay 13. Dairesi Rekabet Kurul kararını hukuka uygun bularak, davacı tüm bankaların temyiz talebini reddetmişir.

“… Davacı teşebbüsün; soruşturma kapsamında elde edilen Belge-2’den ve bu belgeye dayalı yapılan iktisadi analizlerden varlığı açıkça anlaşılan centilmenlik anlaşmasına taraf olduğu, Belge-3 ve Belge- 4 ile bu belgelere dayalı yapılan analizlerden mevduat faizlerindeki orana ilişkin anlaşmaya katıldığı, Belge-14, Belge-16, Belge-19, Belge-20 ve Belge-21’den kamu sermayeli bankaların aralarında rekabeti bozucu amaç taşıyan anlaşma yaptıkları, davacının da bu anlaşmaya dahil olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla, davacının belirtilen rekabete aykırı davranışlarıyla Kanun’un 4 üncü maddesini ihlal ettiği anlaşıldığından, 2011 mali yılı sonunda oluşan ve Kurul tarafından belirlenen yıllık gayrisafi gelirlerinin takdiren % 1’i oranında olmak üzere davacıya …………………-TL idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır…”

Böylece 12 banka tarafından zarara uğratılmış banka müşterilerinin zararlarını tazmin için yargıya başvurmaları için hukuki yol açılmış bulunmaktadır.

12 BANKANIN HANGİ TARİHLER ARASINDA KARTEL OLUŞTURDUKLARI TESPİT EDİLMİŞTİR?

Rekabet Kurulu bu 12 bankanın 21.08.2007 ve 22.09.2011 tarihleri arasında kartel (uyumlu eylem/uzlaşma) oluşturduğunu tespit etmiştir.

12 BANKA HANGİ HİZMETLERDE KARTEL OLUŞTURMUŞLARDIR?

Rekabet Kurulu kararına göre, bu 12 banka mevduat (kamu bankaları için ayrıca kamu mevduatı), kredi ve kredi kartı hizmetlerinde kartel oluşturmuşlardır.

12 BANKANIN MÜŞTERİLERİNİN KARTELDEN DOLAYI NE KADAR ZARARLARI VARDIR?

Rekabet Kurulu’nun gerekçeli kararının Belge-6 değerlendirilmesi bölümünde geçen Tablo 16’da yaptığı tespit önemli ve çarpıcıdır.

Rekabet Kurulu’na göre;

Konut kredilerinde 15 baz puanlık (0,15)
İhtiyaç kredilerinde 10 baz puanlık (0,10)
Taşıt kredilerinde  5-20 baz puan arasında (0,5-0,20) bir kartel uzlaşması (ortak faiz artırımı) söz konusudur.

Mevduat ve kredi kartları ile diğer kredilerin faizlerinde ise kararda net bir tespit yoktur.

3 KAT TAZMİNAT DAVASINDA ZARAR NASIL HESAPLANACAKTIR?

Rekabet Kanunu’na aykırı hareket eden bankaların birlikte hareket etmesi sonucu zarar gören kredi kullanan banka müşterilerinin zararlarının  tazminatın dayanağı bankaların gerçekte daha düşük olması gereken faiz oranlarını anlaşarak daha yüksek bir faiz oranından işlem yapmasından kaynaklanmaktadır. Rekabet Kurumu soruşturma dosyası incelendiğinde bankaların 2007-2011 yılları arasında uygulanan faiz oranlarını olması gerekenin %10-15 gibi oranlarda daha fazla belirledikleri anlaşılmaktadır. Yani bu 4 yıl boyunca kredi kullananlar olması gerekenden daha fazla faiz ödemiş ve buna bağlı olarak zarara uğratılmış olmaktadırlar.

Burada bankalardan talep edilecek tazminat miktarı bankaların Rekabet Kurumu soruşturmasına konu olan birlikte hareket edip faiz oranlarını belirledikleri için uğranılan zararla ilgilidir. Faiz oranı üzerinde anlaşma olmasaydı, gerçek bir rekabet olsaydı reel faiz oranı ne olurdu üzerinden mahkemeler bir inceleme yapacaklardır.  Yine de mahkemeler her banka ve her dönem için olması gereken reel faiz oranını belirleme yoluna gidebileceklerdir.

3 KAT TAZMİNAT DAVASINI KİMLER AÇABİLİR?

3 kat tazminat davasını, 21.08.2007 ile 22.09.2011 tarihleri arasında mevduat, kredi ve kredi kartı hizmetlerinden faydalanan,

Tüketiciler,
Tacirler,
Kamu Kurumları (özellikle kamu mevduatları bakımından) açabileceklerdir.

3 KAT TAZMİNAT DAVASI NASIL VE NEREDE AÇILIR?

3 kat tazminat davasını, zararın miktarını tam olarak hesaplayamayacağımız ve bu zararın ancak uzman bilirkişilerce yapılacak kabuller neticesinde ortaya çıkacak olması sebebiyle davanın “Belirsiz alacak davası” olarak açılması tavsiye edilmektedir. Ancak usulen zor ve dikkat edilmesi gereken bir dava olduğu için, özellikle tüketiciler bu konuda yalnız hareket etmemeli mutlaka konunun uzmanı avukatlardan yardım ve hukuki danışmanlık alınmasını tavsiye etmekteyiz.

4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun Tazminat Hakkı (Md.57) ve Zararın Tazmini (Md.58) başlıklı ilgili maddeleri şöyledir.

Tazminat Hakkı

Madde 57- Her kim bu Kanuna aykırı olan eylem, karar, sözleşme veya anlaşma ile rekabeti engeller, bozar ya da kısıtlarsa yahut belirli bir mal veya hizmet piyasasındaki hâkim durumunu kötüye kullanırsa, bundan zarar görenlerin her türlü zararını tazmine mecburdur. Zararın oluşması birden fazla kişinin davranışları sonucu ortaya çıkmış ise bunlar zarardan müteselsilen sorumludur.

Zararın Tazmini

Madde 58- Rekabetin engellenmesi, bozulması veya kısıtlanması sonucu bundan zarar görenler, ödedikleri bedelle, rekabet sınırlanmasaydı ödemekte olacakları bedel arasındaki farkı zarar olarak talep edebilir. Rekabetin sınırlanmasından etkilenen rakip teşebbüsler, bütün zararlarının tazminini rekabeti sınırlayan teşebbüs ya da teşebbüslerden talep edebilir. Zararın belirlenmesinde, zarar gören teşebbüslerin elde etmeyi umdukları bütün kârlar, geçmiş yıllara ait bilançolar da dikkate alınarak hesaplanır.

Ortaya çıkan zarar, tarafların anlaşması ya da kararı veya ağır ihmalinin olduğu hallerden kaynaklanmaktaysa, hâkim, zarar görenlerin talebi üzerine, uğranılan maddi zararın ya da zarara neden olanların elde ettiği veya elde etmesi muhtemel olan kârların üç katı oranında tazminata hükmedebilir.

Dava dilekçesinde muhakkak “4054 sayılı Kanun’un 58.maddesi gereğince zararın 3 katı kadar tazminat” talebi olmalıdır. Mahkeme dilekçede belirtilen taleplerle bağlı olduğundan dolayı, bu talebin yer almadığı dilekçelerde sadece zarar miktarına hükmedilecek, zararın 3 katı tutarında hesaplanma yapılmayacaktır.

Davanın açılacağı yer de, açacak olan kişi veya kuruluşa göre değişmektedir.

Tüketiciler tarafından açılacak davalar Tüketici Mahkemelerinde,
Tacirler tarafından açılacak davalar Ticaret Mahkemelerinde,
Kamu Kurumları tarafından açılacak davalar Asliye Hukuk Mahkemelerinde açılmalıdır.

3 KAT TAZMİNAT DAVASINDA ZAMANAŞIMI NE KADARDIR? NE ZAMANA KADAR BU DAVA AÇILMALIDIR?

Banka müşterileri ile bankalar arasında mevduat, kredi ve kredi kartı hizmetleri bakımından sözleşme ilişkisi olduğundan dolayı bu davayı açarken 10 yıllık zamanaşımından faydalanılacaktır. Ancak  bankaların bu konuda 2 yıllık (haksız fiil) ve/veya 5 yıllık (dönemsel edimler) zamanaşımlarını savunabileceklerini de düşünmek pekala mümkündür. Ancak sonuç olarak bu savunmaların hangisine hukuken itibar edileceği hususunda yerel mahkemelerce farklı değerlendirilmelerde bulunulabilmesinin de hukuken mümkün olabileceği hususu dikkate alınmalıdır.

10 yıllık genel zamanaşımı kabul edildiğinde kartelin başlangıç tarihi olan 21.08.2007 tarihinde çekilen krediler veya açılan mevduat hesapları için zamanaşımı 21.08.2017 tarihinde dolacak demektir. Bu görüşe göre, kartelin son tarihi olan 22.09.2011 tarihinde çekilen krediler veya açılan mevduat hesapları için de zamanaşımı 22.09.2021 tarihinde dolacaktır. O halde dikkat etmeniz gereken şey, hangi tarihte kredi kullandığınızı veya mevduat hesabı açtığınızı tam olarak belirlemeniz gerekir.

Sonuç itibariyle 21.08.2007 ile 22.09.2011 tarihleri arasında sözkonusu 12 bankadan mevduat, kredi veya kredi kartı hizmeti alan banka müşterilerine, tazminat davası açma haklarını kullanmalarında uzman avukatlardan hukuki yardım alarak değerlendirmelerini tavsiye etmekteyiz.

Burada belirtilen hususlar tamamen bilgilendirme amacına yönelik olup hukuki bir kesinlik içermemektedir. Bu konuda açılmış derdest davalar mevcut ise de henüz konu hakkında kesinleşmiş Yargıtay / İstinaf Mahkemesi kararları ile yerleşmiş içtihatlar bulunmadığı için, bu konuda yüksek yargı kararlarının beklenmesinin de oluşabilecek olumsuz hukuki riskleri bertaraf etmesi bakımından önerilmektedir.